17 Temmuz 2012 Salı

İcradan Alınan Evlere Konut Kredisi Alınabilir mi?

KrediPazari.com’un Ankara 22. İcra dairesinden edindiği bilgilerle 'İcradan satılan evlere konut kredisi alınabilir mi? sorusuna cevap aradı.
İcra dairesince satışa sunulan gayrimenkuller farklı kanallardan icra dairesine ulaşır. KrediPazari.com’un Ankara 22. İcra dairesinden edindiği bilgilere göre
taşınmazlar 3 durumda icra dairesinde satışa konu oluyor:
1) Bankadan ipotek karşılığı alınan ve ödemesi yapılmayan kredilerden (konut kredisi veya ipotek karşılığı bireysel finansman kredisi)
2) Tüketicinin 2. Kişilere olan borçlarının ödenmediği durumlarda başlatılan haciz işlemlerinden,
3) İzale-i Şuyu davası konularından (Ortak bir mülk için , ortaklardan birinin ortaklığı sona erdirmek için açtığı dava)

Her üç durumda da amaç, borçlunun borcunun tahsil edilmesidir.
Birinci durum tüketicinin gayrimenkul satın almak için bankadan konut kredisi kullandığı ancak borcunu çeşitli nedenlerden dolayı ödeyemediği durum olarak açıklanabilir. Tüketici kredi taksitlerini iki ay üst üste ödeyemediği durumunda gayrimenkulü kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya gelir. Gayrimenkul, borç karşılığında bankaya ipotek olarak verildiği ve banka borç bitene kadar gayrimenkulün gerçek sahibi olduğu için gayrimenkulün borca karşılık icra kanalıyla satışı gündeme gelebilir.

Gayrimenkulün Açık Arttırmada Yöntemiyle Satışa Sunulması

Kredi borcuna karşılık icra kanalıyla satışa çıkarılan gayrimenkul, açık arttırma yöntemiyle satışa sunulur.

Satış işlemi için ihaleye katılacak kişilerden gayrimenkulün değerleme fiyatının %20’si nakit veya teminat mektubu olarak alınır. Gayrimenkul açık arttırma ile satışa sunulur ve en yüksek fiyatı veren kişi ihaleyi alır. İhaleye 7 gün içinde itiraz edilebilir. İhaleye katılanlar ihalede usulsüzlük olduğunu beyan ederek veya tapu üzerindeki diğer hacizlerden kaynaklı nedenlerden dolayı satışa itiraz edilerek ihalenin feshi davası açabilir. 7 günlük süreç içinde satışa itiraz olmaz ve dava açılmaz ise ihaleyi alan kişinin 10 gün içinde paranın kalan kısmını (%80’inin) icra dairesine ödemesi gerekir. Örnek olarak, ihale satış işlemleri ayın 10’unda yapıldı ise 20’sinde paranın kalan kısmının ödenmiş olması gerekir.

Tapuda Tescil İşlemleri

İhaleyi alan kişi paranın tamamını belirlenen 10 gün içinde ödedikten sonra icra dairesi yetkilileri tapu dairesine, ihaleyi alan kişi adına tescil işlemlerinin yapılabilmesi için bir yazı hazırlar. Bu yazı genelde ihaleyi alan kişiye, tapu dairesine iletmesi için elden verilir. Yazı tapu dairesine ulaştıktan sonra tescil işlemleri gerçekleştirilir ve gayrimenkulün yeni sahibi ihaleyi alan kişi olarak belirlenir.

İhaleyi Kazanan Kişi Konut Kredisi Kullanabilir mi?

Satış gerçekleştikten sonra ihaleyi kazanan kişi , sahip olduğu gayrimenkul için konut kredisi kullanabilir mi?
Sürecin işleyişine bakıldığında hangi aşamada kredi kullanılabilir sorusu akla gelir. Normalde bir gayrimenkul için konut kredisi kullanılmak istenildiğinde , tapuda satış işlemleri ve ipotek koyma işlemlerini aynı anda yapılır. Banka krediyi bu işlemler sonrasında verir.

İcra yoluyla satışlardaki sürece bakıldığında ise durumun banka uygulamasıyla pek örtüşmediği görülür. İcra satışlarında ihaleyi alan kişiden önce gayrimenkulün değerleme bedelinin %20’si teminat olarak alınır, 7 gün içinde satışa itiraz olmaz ise toplamda 10 günlük sürede paranın tamamının ödenmesi beklenir. Para tamamlandıktan hemen sonra da tapuda gayrimenkul, kişinin adına tescil edilir.
Uygulamadaki süreçlere bakıldığında banka, hem normal bir gayrimenkule uygulanan kredi kullandırım aşamalarına uymadığı için, hem de satış gerçekleşse dahi itiraz süresince satışın dava konusu olma riski taşıdığı için icra yoluyla satın alınan gayrimenkullere konut kredisi vermeyi bu şartlarda uygun görmez.

Brezilya'da Konut Kredileri Sorun Çıkarmaya Başladı

Brezilya'da kredi ile beslenen iç tüketici talebi de hızla güç kaybediyor. Araba, elektronik eşya, tatil ve konut için alınan krediler şimdi sorun çıkarmaya başlamış bulunuyor.
Akşam Gazetesi yazarlarından Deniz Gökçe Brezilya'daki ekonomik durumu değerlendirdi.
Brezilya demir, petrol ve soya gibi birçok üründe çok zengin doğal kaynaklara sahip bir ülke olarak ve sergilediği ihracata dönük ekonomi politikaları ile son yıllarda yüksek büyüme oranı elde ederek BRIC denen hızlı büyüyen ülke grubunun parlak oyuncularından biri haline gelmişti.
Ancak Brezilya 2010 yılında yüzde 7.5 büyüdükten sonra 2011 yılında sadece yüzde 2.7 büyüyebilmişti. Şimdi ise Brezilya ekonomisi nerede ise durmanın eşiğinde. Bu nedenle de, Wall Street Journal’a beyanat veren ve geçmişte BRIC kısaltmasını icat eden Goldman Sachs analisti ve gelişen ülkeler ekonomisti Jim O’Neill, “Brezilya en azından yüzde 3.5 on yıllık büyüme ortalaması elde etmediği taktirde BRIC grubundan çıkar!” diyor.
Brezilya analistleri Brezilya’nın 2012 büyümesi tahminini daha önceki yüzde 4 düzeyinden yüzde 2 düzeyinin altına indirmiş bulunuyorlar. Nitekim Credit Suisse 2012 yılı Brezilya için büyüme tahminini geçen ay yüzde 1.5 düzeyine indirmiş.
Brezilya ekonomi yönetimi kendi ekonomilerinin yavaşlamasını gelişen ülkeler Çin ve Hindistan’ın yavaşlaması ve Avrupa’nın yarattığı global durgunluk ile açıklıyorlar. Brezilya’nın önemli ihracat partneri Çin ekonomisi son beş çeyrektir yavaşlamakta idi. Hindistan ise 2012 ilk çeyreğinde yüzde 5.3 büyüdü ama bu son dokuz yılın en düşük çeyreklik büyümesi idi.
Bu şartlar altında Brezilya aşağı yukarı son bir yıldır ekonomisini yeniden büyümeye döndürecek önlemler almaya çalışıyor. Ama gene de örneğin perakende satışların hiç beklenmedik şekilde Mayıs ayında Nisan ayına göre yüzde 0.8 daralmasını önleyemediler.
Brezilya hükümeti ekonomik gidişatı tersine çevirmek, uzun zamandır daralan sanayi üretimini canlandırmak için sanayi ürünü üreten şirketlere teşvik avantajı sağlamak, ülkenin değerlenen parasının değerini düşürmek ve faiz hadlerini de hızla düşürerek büyümeyi yükseltmek çabaları içinde. Ancak işleri zor. Haziran ayında vergi iadesi önlemleri çerçevesinde otomobil satışları artmıştı. Ama ileride ne olacağı belli değil.
Brezilya aslında biraz da kendi daha önceki başarısının kurbanı. Son global kriz döneminde diğer gelişen ülkelere ihracat yapabildiğinden dış talebin kuvvetli olduğu dönemde iç talebi de artırmıştı.
2002 yılında GSYİH oranı olarak yüzde 25 civarında olan toplam kredi oranı son on yılda yüzde 50 oranına yükselmişti. Bu da gayrımenkul fiyatlarını iki misline çıkartırken ve otomobil satışlarını son beş yılda hep rekor düzeyde tutarken, yavaşlama gelince trendler de tersine döndü. Şu anda Brezilya’da doksan günden daha fazla süre geçikmiş ve ödenmemiş kredi oranı tehlikeli bölgeye girmiş ve yüzde 6 düzeyine çıkmış bulunuyor. Bu oran ülkemizde yüzde 3 düzeyinin altında. Hatırlanırsa Türkiye kredi balonuna karşı erken önlemler almış, ama faiz hadlerini yüzde 12 düzeyine çıkarması tavsiye edilirken yükseltmemiş ve koridor yaklaşımı ve karşılık oranları ile kredi balonunu frenlemeyi becermişti. Brezilya ise 2011 yılı Ağustos'unda faizleri yüzde 12.5 düzeyinde tutmuştu. Halbuki ülkenin enflasyonu faizin yarısı kadardı. Şimdi panikleyen Brezilya Merkez Bankası “Selic Rate” denen politika faizini peş peşe düşürerek, yüzde 8 düzeyine indirmiş bulunuyor ve daha da indirmesi bekleniyor.
Brezilya’nın temel sorunlarından biri de yüksek faiz döneminde ülke parasının değerinin yükselmesi olmuştu, bu da Brezilya üreticilerinin uluslararası rekabet gücünü azaltmıştı. Şimdi Brezilya faizi düşürerek parasının değerini de daha hızla aşağıya çekmeye çalışıyor. Geçen Temmuz'dan bu temmuza ülke parası yüzde 27 değer kaybetmiş bulunuyor.
Ancak dünya yavaşlarken son yıllarda üç misline çıkan emtia fiyatları artık artmıyor hatta düşüyor. Bu da ihracatı baltalıyor. Kredi ile beslenen iç tüketici talebi de hızla güç kaybediyor. Araba, elektronik eşya, tatil ve konut için alınan krediler şimdi sorun çıkarmaya başlamış bulunuyor.
Brezilya hükümeti yılda toplam milli gelirin yüzde 38 kadarını vergi olarak topluyor. Şimdi ise vergi indirerek yeniden büyümeye geçebilmeye çalışmak zorunda. Yani bütçe açığını büyütmek zorunda kalacak. Bu sorunlar bundan tam beş yıl evvel denizde sualtında petrol bulan ve petrolü kendi çabası ve kendi şirketleri ile çıkarmaya çalışan Brezilya’nın petrol çıkartma faailyetlerini de baltalayacak.
Birkaç yıl evvel Brezilya’ya akan yabancı sermaye yatırımının şimdi Meksika, Peru, Şili ve Kolombiya’ya döndüğü de konuşuluyor!
Brezilya bugün yıllar önce olduğu gibi ve yeniden çok korumacı bulunmakta! Brezilya’yı izlemeye devam edeceğiz!
Galiba büyüme modelini değiştirmeye mecbur kalacaklar!

16 Temmuz 2012 Pazartesi

Sarayönü İlçesinde Kentsel Dönüşüm Başladı


16 Temmuz 2012, Kaynak:Saray

Sarayönü'nde kentsel dönüşüm başlıyor. İlçe merkezindeki barakalarla ilgili alınan yıkım kararının uygulanmasının ardından bu alan için hazırlanan projede 20 konut 12 işyerinin ferdi tapuları oluşturuldu.

Rutin faaliyetlerini sürdüren Sarayönü Belediyesi bu hizmetlerin yanı sıra büyük projelerle ilgili çalışmalarını da tüm hızıyla sürdürüyor. Kilitli taş çalışmalarına devam ettiklerini kaydeden Sarayönü Belediye Başkanı Mehmet Güney’in gündeminde önemli projeler bulunuyor.

Geçtiğimiz aylarda ilçe merkezindeki barakalarla ilgili alınan yıkım kararının uygulanmasının ardından bu alan için bir proje hazırladıklarını kaydeden Başkan Güney, “20 konut 12 işyerinin ferdi tapuları oluşturuldu proje tamamlandı. 15-20 gün içerisinde ihaleye çıkıp evlerin satışını yapacağız. İhale talebin fazla olması durumunda Belediye Düğün Salonu’nda, az olması halinde ise Sarayönü Belediyesi Toplantı Salonu’nda yapılacak. Halkımız iş yerlerini ve konutlarını satışlarında konut kredisi veişyeri kredisi kullanabilecekler. Şuanda birkaç bankayla görüşüyoruz. En uygun krediyi veren bankayla anlaşıp vatandaşlarımıza kredi desteği sağlayacağız. Belediye olarak öncelikle halkımızın işyerlerine kavuşmasını ve halkımızın konut sahibi olması için kar amacı gütmeden satacağız. 200 m² alana oturtulacak konutlar 167 m2 net kullanım alanına sahip olacak. Tahminen 100 bin TL gibi bir fiyattan satışa çıkaracağız. Evlerin satışı halkımıza en iyi şekilde duyurulacak. Evlerin satışı herkese açık bir şekilde ihale ile yapılacak” dedi.

Arkası Gelecek

Sarayönülülere doğumdan ölüme kadar hizmet etme anlayışı içerisinde hareket ederek çalışmalarını sürdürdüklerini kaydeden Güney, “Bu düşünce ile halka hizmet hakka hizmet anlayışı ile her zaman halkımızın iyiye ve güzele sahip olabilmesi için çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Bu bir başlangıç olacaktır. Bundan sonrası içinde ilçe merkezimizde konut ve işyeri projelerimize devam edeceğiz” diye konuştu.

Bakım evi Hızla Yükseliyor

Belediye’nin Sarayönü’nün hemen hemen her mahallesinde bir çalışması olduğuna değinen Güney, “Ramazan ayına girmeden önce mesafe almak için işi sıkı tutuyoruz. İlçemizin ihtiyacı olan hamam, yaşlı bakım evi merkezi, tuvalet inşaatımızda hızlı bir şekilde devam ediyor. Bu kompleksi Allah nasip ederse Eylül veya Ekim ayı içerisinde ilçe halkımızın hizmetine sunacağız” dedi.

Alt Geçit için Kazma Vurulacak

Sarayönü’nün bir başka kanayan yarası olan tren yolu hattı ile ilgili geliştirilen çözümün en kısa sürede hayata geçirileceğini kaydeden Güney, “İlçe merkezi ve belediye sınırlarını ikiye bölen tren yolu hattında ki sıkıntıyı gidermek için yaya alt geçidinin ihalesini yaptık. Bunu da 90 gün içerisinde ilçe halkımızın hizmetine sunacağız. Önümüzdeki birkaç gün içerisinde müteahhit firma tarafından inşaata başlanacak” diye konuştu.

Açılışı Halkımla Yapacağız

İlçe merkezinde kilitli taş döşeme ve kaldırım yapımının hızla devam ettiğini ifade eden Güney, “Yukarı, Fatih, Hatıp ve Batı İstasyon Mahallesi’nde çalışmalarımız devam etmektedir. Aynı zaman da İnli Mahallesi, Selimiye Mahallesi ve Yukarı Mahalle üçgeninde bulunan ve mülkiyeti hazineye ait olan arsayı 3 mahallenin en iyi şekilde kullanabileceği bir park haline getireceğiz. 20 yıldır virane şekilde bulunan 1357 m²’lik arsaya aynı zamanda dershane okuma salonu adı altında bina yaparak halkımıza yeni bir sosyal ortam kazandıracağız. Bunların yanı sıra Evcekaya mevkiine yapılacak gençlik, spor ve tarım aletleri müzesinin temelini birkaç gün içinde atacağız. Bu projede MEVKA, Sarayönü Kaymakamlığı ve Sarayönü Belediyesi olarak ortak şekilde hareket edeceğiz. Burada hem gençlerimiz spor yapacak, hem de geçmişte kullanılan tarım aletlerini halkımıza sergilemiş olacağız” dedi.

Güney, yatırımların tamamlanmasının ardından bu tesislerin açılışının halkın katılımı ile yapılacağını belirtti.

Brezilya'da Konut Kredileri Sorun Çıkarmaya Başladı


16 Temmuz 2012, Kaynak:Akşam

Brezilya'da kredi ile beslenen iç tüketici talebi de hızla güç kaybediyor. Araba, elektronik eşya, tatil ve konut için alınan krediler şimdi sorun çıkarmaya başlamış bulunuyor.

Akşam Gazetesi yazarlarından Deniz Gökçe Brezilya'daki ekonomik durumu değerlendirdi.

Brezilya demir, petrol ve soya gibi birçok üründe çok zengin doğal kaynaklara sahip bir ülke olarak ve sergilediği ihracata dönük ekonomi politikaları ile son yıllarda yüksek büyüme oranı elde ederek BRIC denen hızlı büyüyen ülke grubunun parlak oyuncularından biri haline gelmişti.

Ancak Brezilya 2010 yılında yüzde 7.5 büyüdükten sonra 2011 yılında sadece yüzde 2.7 büyüyebilmişti. Şimdi ise Brezilya ekonomisi nerede ise durmanın eşiğinde. Bu nedenle de, Wall Street Journal’a beyanat veren ve geçmişte BRIC kısaltmasını icat eden Goldman Sachs analisti ve gelişen ülkeler ekonomisti Jim O’Neill, “Brezilya en azından yüzde 3.5 on yıllık büyüme ortalaması elde etmediği taktirde BRIC grubundan çıkar!” diyor.

Brezilya analistleri Brezilya’nın 2012 büyümesi tahminini daha önceki yüzde 4 düzeyinden yüzde 2 düzeyinin altına indirmiş bulunuyorlar. Nitekim Credit Suisse 2012 yılı Brezilya için büyüme tahminini geçen ay yüzde 1.5 düzeyine indirmiş.

Brezilya ekonomi yönetimi kendi ekonomilerinin yavaşlamasını gelişen ülkeler Çin ve Hindistan’ın yavaşlaması ve Avrupa’nın yarattığı global durgunluk ile açıklıyorlar. Brezilya’nın önemli ihracat partneri Çin ekonomisi son beş çeyrektir yavaşlamakta idi. Hindistan ise 2012 ilk çeyreğinde yüzde 5.3 büyüdü ama bu son dokuz yılın en düşük çeyreklik büyümesi idi.

Bu şartlar altında Brezilya aşağı yukarı son bir yıldır ekonomisini yeniden büyümeye döndürecek önlemler almaya çalışıyor. Ama gene de örneğin perakende satışların hiç beklenmedik şekilde Mayıs ayında Nisan ayına göre yüzde 0.8 daralmasını önleyemediler.

Brezilya hükümeti ekonomik gidişatı tersine çevirmek, uzun zamandır daralan sanayi üretimini canlandırmak için sanayi ürünü üreten şirketlere teşvik avantajı sağlamak, ülkenin değerlenen parasının değerini düşürmek ve faiz hadlerini de hızla düşürerek büyümeyi yükseltmek çabaları içinde. Ancak işleri zor. Haziran ayında vergi iadesi önlemleri çerçevesinde otomobil satışları artmıştı. Ama ileride ne olacağı belli değil.

Brezilya  aslında biraz da kendi daha önceki başarısının  kurbanı. Son global kriz döneminde diğer gelişen ülkelere ihracat yapabildiğinden dış talebin kuvvetli olduğu dönemde iç talebi de artırmıştı.

2002 yılında GSYİH oranı olarak yüzde 25 civarında olan toplam kredi oranı son on yılda yüzde 50 oranına yükselmişti. Bu da gayrımenkul fiyatlarını iki misline çıkartırken ve otomobil satışlarını son beş yılda hep rekor düzeyde tutarken, yavaşlama gelince trendler de tersine döndü. Şu anda Brezilya’da doksan günden daha fazla süre geçikmiş ve ödenmemiş kredi oranı tehlikeli bölgeye girmiş ve yüzde 6 düzeyine çıkmış bulunuyor. Bu oran ülkemizde yüzde 3 düzeyinin altında. Hatırlanırsa Türkiye kredi balonuna karşı erken önlemler almış, ama faiz hadlerini yüzde 12 düzeyine çıkarması tavsiye edilirken yükseltmemiş ve koridor yaklaşımı ve karşılık oranları ile kredi balonunu frenlemeyi becermişti. Brezilya ise 2011 yılı Ağustos'unda faizleri yüzde 12.5 düzeyinde tutmuştu. Halbuki ülkenin enflasyonu faizin yarısı kadardı. Şimdi panikleyen Brezilya Merkez Bankası “Selic Rate” denen politika faizini peş peşe düşürerek, yüzde 8 düzeyine indirmiş bulunuyor ve daha da indirmesi bekleniyor.

Brezilya’nın temel sorunlarından biri de yüksek faiz döneminde ülke parasının değerinin yükselmesi olmuştu, bu da Brezilya üreticilerinin uluslararası rekabet gücünü azaltmıştı. Şimdi Brezilya faizi düşürerek parasının değerini de daha hızla aşağıya çekmeye çalışıyor. Geçen Temmuz'dan bu temmuza ülke parası yüzde 27 değer kaybetmiş bulunuyor.

Ancak dünya yavaşlarken son yıllarda üç misline çıkan emtia fiyatları artık artmıyor hatta düşüyor. Bu da ihracatı baltalıyor. Kredi ile beslenen iç tüketici talebi de hızla güç kaybediyor. Araba, elektronik eşya, tatil ve konut için alınan krediler şimdi sorun çıkarmaya başlamış bulunuyor.

Brezilya hükümeti yılda toplam milli gelirin yüzde 38 kadarını vergi olarak topluyor. Şimdi ise vergi indirerek yeniden büyümeye geçebilmeye çalışmak zorunda. Yani bütçe açığını büyütmek zorunda kalacak. Bu sorunlar bundan tam beş yıl evvel denizde sualtında petrol bulan ve petrolü kendi çabası ve kendi şirketleri ile çıkarmaya çalışan Brezilya’nın petrol çıkartma faailyetlerini de baltalayacak.

Birkaç yıl evvel Brezilya’ya akan yabancı sermaye yatırımının şimdi Meksika, Peru, Şili ve Kolombiya’ya döndüğü de konuşuluyor!

Brezilya bugün yıllar önce olduğu gibi ve yeniden çok korumacı bulunmakta! Brezilya’yı izlemeye devam edeceğiz!

Galiba büyüme modelini değiştirmeye mecbur kalacaklar!

Kredide Eş Rızası Zorunlu Olacak


16 Temmuz 2012, Kaynak: CNN Türk







İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Murat Yalçıntaş, 1 Temmuz'da yürürlüğe giren Türk Borçlar Kanunu'na göre, ticari kredi almak için eşlerden kefalete rıza verilmesi konusunun sıkıntılara sebep olabileceğini belirtti.
İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Murat Yalçıntaş, 1 Temmuz'da yürürlüğe giren Türk Borçlar Kanunu'na göre, ticari kredi almak için eşlerden kefalete rıza verilmesi konusunun sıkıntılara sebep olabileceğini belirtti.

Yalçıntaş, yaptığı yazılı açıklamada, Türk Borçlar Kanunu'nun 584'üncü maddesine göre, mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça eşlerden birinin, örneğin bir banka kredisine kefil olacağı zaman, diğerinin yazılı rızasını alması gerektiğini hatırlattı.

Yasanın yürürlüğe girmesiyle birlikte bankaların, yaptıkları yeni kefalet sözleşmelerinde bu hükmü uyguladıklarını anımsatan Yalçıntaş, "Bankalar mevcut bir ticari kredi için daha önceden tahsis edilen limitin kullandırılması durumunda bile, müşterilerine yeni kredi sözleşmesi imzalatmakta ve eşlerden de kefalete rıza gösterdiklerine dair imza istenmekte" ifadelerini kullandı.

Yalçıntaş, şunları kaydetti:

"Ticari kredi almak için eşlerden kefalete rıza verilmesi konusunun sıkıntılara sebep olacağı kanaatindeyim. Eşlerden birisi ticaretle iştigal ederken, diyelim diğerinin hiç ilişkisi yok. Bu durumda, kefalete izin vermesi konusunda izin istenen eş, alışık olmadığından hayır diyebilir. Öte yandan aile şirketlerinde, kendi şirketinin borcuna şahsen kefil olmak isteyen şirket ortakları yönünden eşin rızasının alınması zorunluluğu daha ağır sonuçlar doğuracaktır.

Bu kanun, ne yazık ki tüm evli tacirleri zora sokacak gibi görünüyor. Mesela, kefalete rızası istenen eşin kendi adına malı varsa, kefalete rıza talebi o eşlerde çok önemli endişe ve kararsızlığa sebep olacak. Hele acil kredi durumunda, stresli bir işadamının eşinden kefalete imza talebinin nerelere varabileceğiyle ilgili olarak hiç de iyimser değilim."

Yalçıntaş, daha şimdiden sorunlara ve endişelere sebep olan bu kanunun bir an evvel gözden geçirilmesinin, ticari hayatın sağlıklı sürmesi için çok önemli olduğunu da savundu.

15 Temmuz 2012 Pazar

Tapu İşlemlerini Artık Lisanslı Uzmanlar Yapacak

13 Temmuz 2012, Kaynak:Millyet

Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü, taşınmaza yönelik aracılık faaliyetlerini belirleyen yönetmelik taslağı kapsamında lisanslı uzman kişileri belirleyerek vatandaşa rehberlik hizmeti sunacak.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü “Tapu da lisanslı aracılık dönemini” başlatıyor. Oluşturulan yönetmelik taslağına göre artık vatandaşın tapudaki işlemlerini lisanslı uzman kişiler yürütecek. Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü, taşınmaza yönelik aracılık faaliyetlerini belirleyen yönetmelik taslağı kapsamında lisanslı uzman kişileri belirleyerek vatandaşa rehberlik hizmeti sunacak. Vatandaş ile lisanslı aracı arasında imzalanan sözleşme sonucunda vatandaş tapudaki işlemleri bitince sadece imza atmış olacak. Sistem 2013 yılı içerisinde hayata geçirilecek.

Lisanslar Sınavla Verilecek

Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü önce sınav açacak. Sınava en az dört yılık eğitim veren yükseköğretim kurumları ile Tapu ve Kadastro Meslek Yüksek Okulu’ndan veya emlak ve emlak yönetimi konularında eğitim veren en az iki yıllık bir yüksek okuldan mezun olanlar başvurabilecek. Sınava yüz kızartıcı suçlardan hüküm giymiş olanlar başvuramayacak. Ayrıca Türkiye’de yerleşim sahibi olmayanlara da sınava başvuru hakkı tanınmayacak.

Lisans Alan Kişilere Eğitim Verilecek

Sınavı kazananlar Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü’nde kayıt altına alınacak. Sicil kayıtları oluşturulan kişiler daha sonra meslek etiği ve ahlak kurallarına uyacağına dair yemin edecek. Kayıt altına alınan lisans sahiplerine tapu ve kadastro mevzuatı ve uygulamalarına ilişkin konularda en az iki hafta genel müdürlükçe belirlenecek usul ve esaslara göre zorunlu eğitim verilecek. Müdürlük isterse eğitim süresini uzatabilecek. Lisans, kimlik belgesi ve kaşe verilen lisanslı aracılar kendi işyerlerini açıp, işyerlerinin adresini Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğüne bildirecekler. Vergi belgesini genel müdürlüğe gönderen iş yeri sahibi lisanslı aracılar iş yerlerini değiştirdiklerinde 15 gün içerisinde Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü’ne bildirecekler.

İstihdam Sağlayacak Yeni Bir Sektör Doğacak

Tapu, yeni sistemle birlikte üniversite mezunu birçok kişiye istihdam sağlayacak. Lisanslı aracıların oluşturulması ile birlikte yeni bir sektör doğacak. Evrakta bilgi kirliliğinin önüne geçilmesi ile bürokrasi azalacak. Kâğıt ve zaman israfı önlenecek. Vatandaşın işi daha kısa sürede bitecek ve güvenli denetlenebilen bir kesim doğacak. Vatandaşa danışmanlık hizmeti sunularak tapudaki yığılmaların önüne geçilecek. Emlak sektörü rahatlayacak. Lisanslı aracılar vatandaşın ‘tapu’ işini kısa sürede bitireceği için emlakçıların zaman kaybı önlenecek. Vatandaş isterse aracısız kendi işini kendi yapabilecek. İsteyen emlakçılar da şartları uygun olduğunda lisans alabilecek. Yönetmelik taslağına göre; lisans sahibinin, emlakçılık kapsamına giren işleri yürütmesi ve taşınmaz pazarlama faaliyetlerinde bulunması ile birlikte yine emlakçıların aracılık faaliyetlerinde bulunması ise yasaklanmış olacak.

Lisans Sahipleri Vatandaştan Fiyat Farkı Talep Edemeyecek

Lisans sahibinin hizmeti karşılığında alacağı ücret, asgari ücret tarifesi, her yıl ocak ayının ilk haftası içerisinde genel müdürlük tarafından belirlenip ilan edilecek. Lisanslı aracılar işlerini takip ettiği kişilerden ücretini alacak. Lisans sahibi kişiler, mevcut ücret tarifesini uygulayacak ve fiyat farkı talep edemeyecek. Lisanslı aracıları, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü denetleyecek. Tapu, lisans sahiplerine uyarma, lisansın geçici iptali ve lisansın sürekli iptali cezalarını verebilecek. Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün yeni projesi ile ilgili olarak “Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğümüzün bu uygulaması ile vatandaşlarımıza daha hızlı ve çağdaş hizmet sunmanın yanında, tapu aracılık faaliyetine getirilen standart sayesinde çok sayıda yüksek okul ve fakülte mezunu gencimize de kariyerlerine uygun bir iş alanı da sağlamış olacağız ” dedi.

13 Temmuz 2012 Cuma

Kıdem Tazminatından Ev Almak İsteyenlere Destek

12 Temmuz 2012, Kaynak:Milliyet

Çalışanlar, ev almak için kıdem tazminatı hesaplarındaki 30 bin liralık birikiminlerinin 15 bin lirasını ev alırken kullanabilecekler.

Star'ın haberine göre Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı koordinatörlüğünde oluşturulan komisyonun hazırladığı taslağa göre çalışanlar, ev almak için kıdem tazminatı fonunda toplanan tazminatlarının yarısını süreyi beklemeden çekebilecek. Örneğin, kıdem tazminatı hesabında 30 bin liralık birikimi bulunan işçi, ev alırken bunun 15 bin lirasını fondan çekebilecek. Söz konusu tutar, çalışanların konut kredilerinde istenen yüzde 25'lik özkaynak şartının yerine getirilmesi için kullanılacak. Böylece, çalışanların ev almak için 'emekli' olmayı beklemelerine gerek kalmayacak.

10 Yıl Şartı 15 Yıla Çıkarıldı

Bu arada, son olarak hazırlanan kıdem tazminatı taslağında, daha önce 10 yıl olarak belirlenen ilk çekme hakkı, 15 yıla çıkarıldı. Taslağa göre, çalışanlar kıdem tazminatı fonu oluşturulmasının ardından hesaplarında biriken tazminatlarını, 15 yılın ardından çekebilecekler. İkinci kez tazminatını çekmek isteyen çalışanın ise 1.800 gün daha prim ödemesi gerekecek. Bu sürelerin dışında, emeklilik, malullük ve ölüm hallerinde ise kıdem tazminatı fonunda biriken tutarın tamamı çalışan tarafından tahsil edilebilecek. Tazminatlar ise başvurunun ardından en geç 15 gün içinde ödenecek.